• Şopa Heqîqetê

    KÜRT AYDINININ KOLONYALİST BIG BROTHER İLE RİTMİ BOZUK TANGOSU 

    24 Eylül 2012 Dokunulmamış bakir Kürdistan, Nişantaşı’ndan bu tarafa geçmeye tenezzül buyurmayan Kürt romancının roman malzemesi için iç sömürge haline gelir. Kürdün romanını yazdıysam Kürdün politik güçlerine hakaret ya da iftira atabilirim pervasızlığı ve şımarıklığı burada devreye girer. Shayegan’ın tanımına büyük oranda uyan ve akil adamlar listesine çoktan terfi etmiş olan stüdyo fetişisti Kürt aydın tipi, kendini Türkiye medyasına ve kamuoyuna çoğunlukla doğulu küçük kardeş imajı ile sunar. Büyük kardeş, bunları kendi izleyici kitlesine şöyle tanıtır: Bakın! Kürtlerin içinde ne kadar aklıselim kardeşlerimiz var; bütün Kürtler aynı düşünmüyor ki! Oysa bu aydın türü aydın olmanın asgari ölçütlerinin hiçbirini taşımaz; en…

  • Şopa Heqîqetê

    BİR İLERİ DEMOKRASİ ÖRNEĞİ: POLİTİK RÖNTGENCİLİK VE FOUCAULT’UN BÜYÜK KAPATILMASI

    Modern iktidar pratikleri bağlamında dersine çok iyi çalışmış olan AKP’nin son dönemlerde Edirne’den Hakkari’ye kadar yapmaya çalıştığı tam olarak da budur. Son birkaç yıldır Foucault’un büyük kapatılma dediği iktidar pratiğinin neredeyse bütün teknikleri Kürtler ve kendini muhalif olarak kodlamış olan bütün kesimlerin üzerinde uygulanmaktadır.  5 Ocak 1757 tarihinde, daha önce Fransız ordusunda asker olan 42 yaşındaki Robert Damiens, elindeki bıçakla XV. Louis’i rahatlıkla öldürebileceği yerde Louis’in vücudunda sadece küçük bir yara açmıştı. Hiç direnmeden teslim olan Damiens, mahkemede amacının kralı öldürmek değil sadece korkutmak olduğunu söylemesine rağmen iki ay sonra halka açık bir meydanda dört ata bağlanıp çekilmiş ve bedeni…

  • Şopa Heqîqetê

    SAHTE MÜRİTLER VE MEZAR KAZICILAR

    Bugün Türkiye’deki Siyasal İslam mutlak iktidar istemi sayesinde kendinden olmayan ve hizaya getiremediği bütün kimlik ve yaşam biçimlerinin reddi üzerinden ilerleyen bir İslami Faşizme dönüşmüştür. Erzurumlu Ağlayan İmam ve racon kesen Kasımpaşalı bir İmam Hatipli, iktidarın tepesinde iyi ve kötü polisi oynamaktadırlar adeta.  “Büyük bir öğreti  çoğu kez sahte ve soysuz müritlerin elinde   hiçbir şey anlatmayan sıradan bir gevezeliğe dönüşebilir! O müritler, büyük bir fikrin taşıyıcılığını yapayım derken zamanla o fikrin mezar kazıcısı olurlar.” 1970’li yılların sonunda ülkenin sağcı ve solcu çocukları birbirini mahalle girişlerinde kurşunlarken ve faşist katliamlar ülkeyi boydan boya bir taziye evine çevirmişken, ülkenin bir yerinde…

  • Şopa Heqîqetê

    MEDYATİK ZORBALIK VE TOPLUMSAL REDDİYENİN ÖLÜMÜ

    ‘Türk Faşizminin iki büyük baharından ilki, İttihatçı Proje’nin kıblesini Hitler Almanya’sına çevirdiği, ‘ya biat ederler ya yok olurlar’ diyerek bütün çıkıntıları düzleştirme girişimi idi. İkinci bahar kapımızdan içeriye çoktan girdi: Bu kez kıblesini Pensilvanya’ya çevirmiş yeşile çalan Türki ırkçılık!’ ‘Kapitalizm en büyük günahını, kahramanların kafasını bir bir ezip başkaldırıyı insanların zihninden tamamıyla silmeye kalkışmakla  işlememiştir. Asıl büyük günahını güçlü, zalim ve haksız olanın yanında yer almanın sorgulanması gereken en önemli ahlak sorunu olduğunu insanlara unutturmakla işlemiştir.’ Bir gün mazı ağacı, meşe ağacına “dikkat et, balta seni kesiyor” der. Meşe ağacı, mazı ağacına dönüp, “merak etme o baltanın sapı da benden…

  • Şopa Heqîqetê

    GRAMSCİ VE KAPİTALİST İMAMLARIN HEGEMONYASI

    “Kapitalist Devletler sadece zor ve baskı ile değil fikirlerin ve kültürün hegemonyası ile iktidarlarını yeniden üretirler. Toplumsal bir rıza ve uyum hegemonyanın en güçlü aygıtları haline gelir. Böylece ezilenler kendi iyiliklerini ezenlerin iyiliğiyle özdeşleştirirler. Ezilen sınıfların karşı çıkışı bir yana, ezilen sınıflar statükonun ve mevcut durumun devamına bizzat yardımcı olurlar. Lakin hiçbir devlet sadece gece bekçisi olmayı kabul etmez.” (Antonio Gramsci) Kemalist Projelendirmenin ilk yirmi yılını çıkardığımızda toplam seksen küsur yıllık Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde siyasal bir iktidar günümüzdeki kadar kuşatıcı ve yayılmacı bir hegemonik güce dönüşmemiştir. AKP Cumhuriyeti, Kemalist Hegemonya’nın karşısında özgürlükçü bir retorik ve reform yanlısı siyasal bir…

  • Şopa Heqîqetê

    AMED, KAYSERİ, FRANCO VE FAŞİZMİN MEGALOMANİSİ

    Zerzan, “Bir şeyi tanımlamak veya onu isimlendirmek, tanımlanan şey üzerinde iktidar kurma eğiliminden kaynaklanır” derken, sanki Türkiye’deki egemen ideolojinin hizaya getiren, başkalaştıran ve baskılayıp yok eden karakterini ve kullandığı metodolojiyi tanımlamıştı. Binlerce yıllık bir evrimin tanımlamış olduğu herhangi bir şeyin orijinini yeniden isimlendirmek en amansız barbarlığı bile görünür kılmaktan çıkarır; çünkü zaten isimlendirilmiş bir şeyi yeniden isimlendirmek, isimlendirilen şeyi çoğunlukla köklerinden koparmaya yetebilmektedir. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte total bir faşizme dönüşen Kemalist Proje, ilk iş olarak Kürt coğrafyasını boydan boya yeniden isimlendirmekle işe koyulmuştu. Son otuz yıldır yaşanan bu kanlı iç savaşta, devlet iradi bir başkaldırıyı, bölgesel bir asayiş ve kandırılmış…

  • Şopa Heqîqetê

    PARMAKARASI TERLİK, KOKAN KAZAK, MAYO, BAYRAK Û BİJÎ BİRATİYA GELAN

    ‘Aynı toprakları seninle paylaşırım ama üstü benim altı senin diyen kardeşim! Toprağa vurulan her kazmada fışkıran kızlarımın ve oğullarımın kemiklerine küfür eden ve ettiren kardeşim! Toprak senin olsun! Altı da üstü de cehennem olan bir toprağın ne ölüye ne diriye hiçbir faydası yok aslında…!’ Bizi şüphenin ve paranoyanın uçurumlarında gezdiren bu çağ ve bu ülke, Van depreminde bu ülkenin altından geçen fay hatlarını bir kez daha görünür kılmakla kalmadı; aynı zamanda haritanın batısındaki halkların ve fazlasıyla benzedikleri yüce devletlerinin Kürtlere karşı var olan bütün niyetlerinin bilinçaltı faylarını da görünür kıldı. En çıplak gerçeklik, şoklarda kendini gösterir diyen Sartwell’a kulak kabartarak…

  • Şopa Heqîqetê

    POPPER VE GELECEK MUTLU YARINLARIN İFLASI

    ‘Yirminci yüzyılın şu son çeyreğinde yaşanan her şey, bizim ne kadar başarısız, kör ve korkak olduğumuzun bir kanıtıdır. Bu olaylar bize, içinde yaşadığımız yüzyılın bize öğrettiklerini öğrenmemizdeki isteksizliğimizi gösteriyor; biz savaşı, savaşla önledik. Evet, tarihselciliğe karşı çıkıyorum. Zira, tarih yaşanmıştır ve öncede kalmıştır. Bundan sonra olacakları tahmin etmek ve bazı şeyleri bir kahin edasıyla değiştirmek imkansızdır. Yapabileceğimiz en iyi şey yaşadığımız zamanda olabilecek en iyi şeyleri yapmak ve her şeyin daha iyi olmasını sağlamaktır.’   [Karl Popper] Dostoyevski’den sonra neden roman yazılmadığı, bütün dünyayı yerinden oynatabilecek yada dünyayı şekillendirmeye muktedir teorilerin artık neden bırakın dünyayı, lokal düzeyde bile bir şeyleri değiştirmeye…