• Şopa Heqîqetê

    WÊJE HETA KU DERÊ DIKARE JI POLÎTIKAYÊ BIREVE?

    “Nezanîna bîrdoziyê ji nezanîna ziman tê…” Maxim Gorkî Weje: Çawa u Ji Bo Ke? Ger wêje karekî şoreşgerî be çeka wêjeyê jî divê bibe bang û avazên bibandor! Wêje çendî xwe ji qada polîtîk bide paş jî li gor rewşa civak û dîrokê teşe digire. Ev, wek çarenûsa wêjeyê ye. Piranî jî wêjeya kurdî bi tu awayî nikare xwe ji kurdayetiya ku îro seranser bûye vîzyoneke polîtik bişo yan jî jê bireve. Kurt û kurmancî kurdbûn û wêjeya bi zimanê kurdî hatiye nivîsandin bixwe seranser qadên polîtîk in. Gotina bingehîn a hemû wêjeyên, ku di bin bandora nêzîkbûnên ku mirina…

  • Şopa Heqîqetê

    KOLONYALİST KAPATILMANIN DUVARLARINDA AÇILAN BÜYÜK GEDİK: MED TV

    Bir Kürt, yüzyıllardır hem kendi ülkesinden başka bir ülkeye gitmek, hem de kendi ülkesinin her hangi bir parçasından başka bir parçasına gitmek için başka bir ülkenin başkentinden vize almak zorundadır. Aynı şekilde yüzyıllardır kendine dair yarattığı anlam dünyasının bütün ilklerini kendi ülkesinin dışında bir ülkede var etmek zorunda kalmıştır. Her yanına dram, inat ve direniş hikâyeleri serpişmiş olan bu ontolojik gerçeklik, Kürtlerin kolonyalistler tarafından ‘aslında yurdu olan yurtsuzlara’ dönüştürülüp ‘tarihin bekleme odasına mahkûm edilmelerinden’ kaynaklanmıştır. 95 yılında Avrupa’da yayın hayatına başlayan MED TV, tam da bu öznelliğin içinde o odanın kalın duvarlarında en büyük gediklerden birini açmıştır…  Kürtlerin tarihteki ilk…

  • Şopa Heqîqetê

    VEGOTINA ÊŞA BINDESTAN

    “Karesata herî xedar û dijwar jî dibe ku di destê wêjekar de bibe lewçetiyeke qirêj…” Adorno Kî Dikare Heta Ku Derê Li Ser Navê Bindestan Behsa Bindestan Bike? Demeke pir dirêj e di wêjeya kurdî de, bi destê hinek derdoran dîrok û bîra berxwedanê di bin siya xemlên mexdûriyetê û belengaziyê ve tê tarîkirin. Em dikarin bibêjin ku vê helwestê ji bo gelek nivîskaran qadeke konforê jî çêkiriye. Mexdûrbûn hem encam hem jî sedema berxwedanê ye, lêbelê di vê diyalektîkê de tenê mexdûrbûneke tazî û bêsitar tê xuyakirin û berxwedan ji nava vê kontekstê tê avêtin. Axaftina li ser navê…

  • Şopa Heqîqetê

    ÖZGÜRLÜK ARZUSU VE YIKIMIN SARKACINDA DİRENİŞİ BESTELEMEK

    “Hafıza, ödev verir ve borçlu kılar. Bir nevi kendini anımsamak gibi bir şeydir bu. Bütün o anılar size musallat olur ve sizi tutsak eder…” Ricoeur[1] Kürt müziğinin Kürt ulusal hafızasının inşasında yüklendiği başat rolün derin tarihselliklerine doğru ilerlediğimizde ilk göze çarpan şey, Kürt müziğinin yaratıcısının bile öznel niyetini ve anlatımını aşan bir hakikat barındırıyor olmasıdır. Klee’nin deyişiyle ‘sanatın tıpkı din gibi tatmin edilmemiş arzulardan doğduğu’[2] gerçekliği üzerinden ilerlediğimizde gerçeğin bizi çürütmemesi için de sanatın hem bir ilaç hem bir zehir olduğu gerçekliğiyle yüz yüze kalırız. Tam da bu eşikte ‘Ağlamamak için yaratıyorum; tek gerekçem bu’[3] diyen Klee’nin belirlemesine Eskerê Boyîk’in…

  • Şopa Heqîqetê

    RESMİ TUTANAK VE HARİTALARLA TARİHTEN DÜŞÜRÜLE(MEY)EN ÜLKE: KURDİSTAN

    “İlk önce uzun ve sivri mızraklarının ucuna astıkları sancaklarında fetih ayetleri olan esmer çöl savaşçıları, onların hemen ardından bodur ve çevik atlarının heybelerinde parlak uçlu okları ve tuzlanmış etleriyle çekik gözlü, geniş alınlı Orta Asyalı ordular geldi. O mızrakların ucuna bir gün kellelerimizin geçirileceğini ve heybelere gizlenmiş o okların bir gün bizim için çekileceğini çok iyi biliyorduk. Onlarla yüzyıllar sürecek bir cenge tutuştuk; tufan gibi üzerimize çöken bu amansız akınlarda başımız her sıkıştığında ait olduğumuz yurtlarımıza çekildik: Dağlarımıza. Çekik gözlü olan, steplerin kuraklığını, beyaz entarisi kandan kızıla dönen diğeri ise çölün renksizliğini taşıdı bereketli topraklarımıza…” Twentieh Century & 20. Yüzyıl…

  • Şopa Heqîqetê

    DI WÊJEYA TIRKÎ DE WENEYÊN KURDAYETIYÊ

    “Ol û felsefe derbarê armanca jiyanê de bersivan dide me. Wêje bersiv nade lê wateyê şirove dike. Ez çiqas xwe bibêjim ez ewqas im. Zindîbûna min ji xwe ji îfadekirina min tê. Bêguman, çîrok dê jiyana me xelas nekin. Lê qe nebe ew ê hişkbûna jiyana me nerm bike…” Peter Bichsel Ji destpêka avakirina dewleta tirk heta îro, gelek rengvedanên tirkîfîkasyonê bandora xwe li ser jiyana me dike. Îro em bi gelek encamên vê pêvajoyê re rûbirû ne. Tirkbûn mîna celebeke bîrdoziyê dixebite û her gav di warê hest û ramanan de tevdigere. Ji bo yên derveyî gerdûna tirk ev…

  • Şopa Heqîqetê

    EZ KURDÎ NIZANIM!

    “Sömürgecinin sizlerde yarattığı en büyük yıkım zamanla kendinize onların gözüyle bakmanızı sağlamalarıdır.” F. Fanon Orada artık senin gözün ve bakışın yoktur.  Aynada gördüğün şey senin yüzün, sana bakan göz ise işgalcinin gözüdür. Kendi dilinle konuşman bile kar etmez; lakin ‘anadilim’ dediğin şey bile sömürgecinin zihinsel kodlarından damıtılmış ‘annenin olmayan’ dilidir. Bu sarmal dram, sömürgecinin bütün zihinsel kodlarını kendi içinde yapısöküme uğratıp kendinle ilgili tanımlarda sadece kendini refere ettiğin o büyük an’a kadar sürer. İşte bu an, tam da ‘ilk kurşun’u sömürgecinin göğsüne değil, sömürgecinin sende çürüttüğü ‘senin olmayan benliğine ’sıktığın eşikte ortaya çıkan bir parıltıdır!  Amed’de yaşlı bir amcanın ‘Kurd xayin…

  • Şopa Heqîqetê

    ÇÖLLEŞTİRİLEN KÜRTLÜK DÜNYASINDA BİR VAHA: ERİVAN RADYOSU

    Sovyetlerin çöküşüyle birlikte Erivan Radyosu dâhil, daralan hatta yer yer kapanan Kürt kültür kurumları karşısında Erivan’da yaşayan bir Êzidî’nin söylediği şu kısacık söz kendi içinde derin bir tarihselliği ve o dönemin sosyolojik duygusunun bir özetini teşkil eder:  ‘Sovyetler asıl bizim üzerimize yıkıldı…’ Erivan Radyosu ya da Kurdî dilinde Radyoya Rewanê, çölleştirilmeye çalışılan Kürtlük Dünyasının tam ortasında bir dil ve kültür vahası ya da kültürel bir kapatılma mekânına dönüştürülen Kürt kültür dünyasının faşizmden örülmüş kalın duvarlarında açılmış bir gedik gibidir. Neredeyse birçoğu kendisiyle yakın zamanlarda Kürtçe yayınlar yapmış olan Şarkû’l Edna, Bağdat, Tahran, Senendaj, Kirmanşah, Kahire, Radyoya Kurdistana Sor, Tiflis Radyolarının içinde…

  • Şopa Heqîqetê

    TÜRK FAŞİZMİNİN KÖK HÜCRESİ

    “Rumeli’nde ve bilhassa Anadolu’da Türk unsurunu kuvvetlendirmek ve her şeyden evvel de içimizdeki Kürtleri yoğurup kendimize mal etmek şarttır. Türk tahtına çıkmış olan seleflerimin en büyük kusuru Slav unsurunu Osmanlılaştırmış olmamalarıdır. Bu tabii kolay bir iş değildir. Mamafih Rum ve Ermenilerle kan karışımı daha kolay husule gelmiştir. Fakat Allah’a şükür, kanımız üstünlüğünü muhafaza etmiştir.” Sultan Abdülhamit & Siyasi Hatıralarım Hafif yukarıya kıvrılmış bıyıkları, şık pardösü ve fötr şapkalarıyla İstanbul, Selanik ve Paris’e dağılmış Jön Türkler, Batılı beyazların ‘Hasta Adam’ dedikleri Osmanlının yeni kurucu unsurları olarak tarih sahnesinde çıktıklarında, Abdülhamit dâhil modernist birçok Osmanlı sultanı, devletin kurtarıcı rolünü yekpare bir Türklüğün mutlak…

  • Şopa Heqîqetê

    YURTSEVERLİK, BAŞKALAŞIM VE MİLLİYETÇİLİK

    ‘Ülke’ ve ‘kavim’ diyalektiği devrimcilerin elinde özgürleşmenin silahına dönüşebilirken milliyetçinin elinde ‘soykırım çağrısına’ kadar gidebilen bir sarkaç gibi hareket eder. Yurtseverliğin çoğu işgal ve direnişten türemiş kavramlar dizgesi zamanla milliyetçiliğin kışkırtıcı doğasını besleyen devasa bir politik ve kültürel repertuara da dönüşebilir. Bu ülkede ittihatçı ve komitacı şeflerin yıkıcı doğalarını gizlemek için çoğunlukla ‘çıplak faşizmlerine’ yurtseverlik ismini koyduğunu çokça şahit olmuşuzdur. Yurtseverliğin de, milliyetçiliğin de dilinde aşk ve bağlanma vardır; ikisi de temel malzemesini kolektif dayanışmanın temeli olan halktan almasına rağmen milliyetçinin halkı kendi öz milletidir; halk onun tasavvur dünyasında belirsizdir, dağınıktır ve çoğunlukla yekvücut milletinin güven vermeyen uzuvlarıdır. Vatan toprağı…