• Şopa Hûnerê

    KENAN EVREN, DEDEM VE AKİDE ŞEKERLERİ

    7 Mart 2012 Çocuktum… Bir dağ insanı âşık eder mi kendine? Dağ mı insana vurulur? İnsan mı dağa? Dağa vurulan herkes dağda mı vurulur? Dağlanmış her yürek soluğu dağda mı alır yoksa?   Dedem, Kato uçurumlarını aratmayan dimdik yüzüyle her gülümsediğinde seni düşlerime almamı sıkıca tembihlerdi o zamanlar. Sümbül Dağı vardı! Sonra yeşil parkalı devrimciler vardı. Evren Paşa’nın cemselerine istiflenip Zap Vadisine doğru götürüldükleri gün, korkudan titreyen çocukların kardeşlerine sonradan Evren ismini koyan korkak babalar da vardı. Radyolardan ölüm haberleri yayılırken bütün şehre, sonradan o dağlarda kar gibi eriyip büyük nehirlere akacak olan çocuklar, ‘ez berfa çiyakê reş im’ şarkısını çoktan…

  • Şopa Heqîqetê

    SAHTE MÜRİTLER VE MEZAR KAZICILAR

    Bugün Türkiye’deki Siyasal İslam mutlak iktidar istemi sayesinde kendinden olmayan ve hizaya getiremediği bütün kimlik ve yaşam biçimlerinin reddi üzerinden ilerleyen bir İslami Faşizme dönüşmüştür. Erzurumlu Ağlayan İmam ve racon kesen Kasımpaşalı bir İmam Hatipli, iktidarın tepesinde iyi ve kötü polisi oynamaktadırlar adeta.  “Büyük bir öğreti  çoğu kez sahte ve soysuz müritlerin elinde   hiçbir şey anlatmayan sıradan bir gevezeliğe dönüşebilir! O müritler, büyük bir fikrin taşıyıcılığını yapayım derken zamanla o fikrin mezar kazıcısı olurlar.” 1970’li yılların sonunda ülkenin sağcı ve solcu çocukları birbirini mahalle girişlerinde kurşunlarken ve faşist katliamlar ülkeyi boydan boya bir taziye evine çevirmişken, ülkenin bir yerinde…