• Şopa Hûnerê

    SIRADAKİ

    Bin beş yüz yıl önce esmer bir çöl tanrısı dilime karalar çaldı peltekliğim kekemeliğim ve kürtlüğüm daha çok oradan kalma adını bilmediğim bir dengbêj en azgın şarkılarıyla saldırıyor bedeviliğine yüreğimin tüm şarklı yaralarımı alıyorum avuçlarıma sahipsiz çıplak ve tuz buz olmuş kimseler neden eşlik etmiyor acılarıma diyen bir dilencinin şaşkınlığı değil yüzümde duran şu şey! batılı seyyahlar antikacılar ve rönesançı madrabazlar satın alıyor acıyan yerlerimi. tanıdık kokular getiriyor bana tarih denilen pörsümüş fahişe tekerrür yok diyorum annem gibi seviyor bu defa beni kolları kalın, zalim ve merhametli. Bin beş yüz yıl önce serseri ve yalancı hüzünler devşirdi ölü ozanlar  o…