• Şopa Hûnerê

    HAKKARİ CİN ALİ’YE VE NİNEME BENZER

    Mem, Beko’yu oyundan kovmuştu, Tajdîn, Zîn’e âşık olmuştu, Sitê unuttuğu hikâyesinin içinde yüzünü durmadan gerdiren esmer bir Ajda Pekkan’a öykünüyordu… Bıçkın ve kurnaz köylülerin sofralarından yükselmeye başlamıştı Scotch viskiler eşliğinde Zeki Müren’in sesi. Bir kişinin ölümüyle aylarca sarsılan şehir, toplu cenaze merasimlerinde bile okey masasından kalkmayan lümpenlerle dolmaya başlamıştı… Bu şehir kendini vurmayı öğrendiğinde kimileri tarihin başlangıcı dedi buna; ben dâhil herkes buna böyle inandı…  Şehrin tarihini anlatırken aslında kendini anlatan, kendini anlatırken şehrin hikâyesini atlayan hikâye anlatıcısının Vizontele’si gibi değildi yaşananlar ve öyle yazmıyordu unutulmuşların tarihi… Dağlarda savaşmaktan yarılmış namlular ile ‘Her Şey Vatan’ için diye yeri göğü inletenler…